Erasmus Stajı – Staj İşlemleri | Bölüm:2

Size buradaki yazımda staj yeri bulabilmek için neler yaptığımı anlatmıştım. Şimdi ise staj yeri bulduktan sonraki süreci sizinle paylaşmak istiyorum.

Okulumun 2. dönemi başlayınca hemen ilk işim kabul mektubumu da alarak Erasmus Ofisine gitmek ve işlemlere başlamak oldu. Amacım vize sınavlarım başlamadan gerekli prosedürleri halletmekti. Çünkü ikinci dönem alacağım dersler oldukça yoğun ve sürekli çalışmamı gerektiren derslerdi. Erasmus Ofisine kabul belgemi teslim ettim. Daha sonra  Erasmus Ofisinden Training Agreement (Staj Anlaşması) olarak geçen ve benim, hocalarımın ve kabul aldığım karşı kurumun imzalaması gereken bir belge aldım. Ayrıca bir de pasaport işlemleri vardı. Onları da kısa sürede hallettim. Training Agreement’ı doldurup ilgili hocalarıma da imzalattıktan sonra karşı kuruma gönderilmesi için Erasmus Ofisine geri teslim ettim. Training Agreement’ın orjinali gelmesini beklemeye başladım. Bu süreçte de boş zamanlarımda staj yağacağım konu hakkında araştırmalar yapıyor, bu çalışma konusunu bana öneren hocanın makalelerini okuyup anlamaya çalışıyordum.

Trainin Agreement’ı göndermemizin üzerinden yaklaşık 1 ay kadar süre geçmişti ve henüz karşı kurumdan gönderilen evraklarla ilgili herhangi bir dönüş olmamıştı. İlgili Profesöre bazı evraklar gönderdiğimi, kendisinin böyle bir posta alıp almadığına dair mail gönderdim. Ayrıca maillerimde staj ile ilgili konuda araştırmalar yaptığımı ve bu staj için elimden gelenin en iyisini yapmaya hazır olduğumu yazıyordum 🙂 Ne yazıkki gönderdiğim maillere cevap alamamıştım. Tekrar aynı içeriğe sahip 2 mail daha gönderdim. Herhangi bir cevap alamamak beni gerçekten endişelendiriyordu. Çünkü gönderdiğimiz evrakların postada kaybolma ihtimali de vardı. Yenilerinin gönderilmesi ve tekrar imzalanıp geri gelmesi, süreci oldukça zora sokacaktı. Maillerimi göndermeye devam ettim. Ve Profesörden evrakları aldığını ancak o anda yurtdışında olduğunu ve gelecek hafta onlarla ilgileneceğini içeren bir e-posta aldım. Gerçekten çok rahatladım. Çünkü bu olumlu bir haberdi.

Vize sınavlarım da başlamıştı. Size dönemimin gerçekten zorlu olduğundan söz etmiştim. Özellikle de belirtmek isterim ki Diferansiyel Denklemler dersi benim bütün yaşama sevincimi alıyordu. Neredeyse herhafta quiz sınavı oluyorduk. Tabi aynı zamanda diğer alan derslerim de ekstra ilgi gerektiriyordu. Tüm bu yoğunluğa rağmen bir de staj işlemleri vardı.

Zorlu bir süreçte ilerlemeye çalışıyordum. Ama bu benim aynı zamanda olgunlaşma sürecim olacaktı. Elimden gelenin en iyisini yapmalıydım.

Vize sınavlarım bitmişti. Öyle pek beklediğim gibi iyi de değillerdi. Hatta bazı derslerden öğrencilik hayatımın en kötü notlarını bekliyordum.
Vizeler biter-bitmez biraz dinlenmek ve tatil yapmak için ailemin yanına gitmeye karar verdim. Döndüğümde tüm derslerime çok çalışacak, vizeler ne olursa olsun finallere odaklanacaktım. Hatta vize notlarıma bakmama kararı bile aldım. 🙂

Her ne kadar vize sınavlarım kötü geçse de yazın stajımı İngiltere‘de yapacak olmamın mutluluğu ile kendimi motive etmeye çalışıyordum. Ailemin yanında dinleniyor, arkadaşlarımla buluşuyor ve bisiklete biniyordum 🙂

Tatilimin henüz üçüncü günündeydim ki, İngiltere’deki Profesörden bir mail aldım. Mailde training agreement’ı imzalayamayacağını, okulumun o okul ile anlaşması olmadığı için bunun mümkün olamayacağını ve bu durumu anlamakta geç kaldığı için üzgün olduğunu söylüyordu. Bu bende büyük bir şok etkisi yarattı. Ne yapacağımı şaşırmıştım. Çünkü mailde çok net ve açık bir şekilde bana bu yaz staj sağlanamayacağı belirtilmişti.
Ertesi gün erkenden okulumun Erasmus Ofisini aradım, mail gönderdim. Ancak bir türlü iletişim kuramadım. Ne yazık ki unuttuğum birşey vardı; O gün 1 Mayıs İşçi Bayramıydı. Bir günün tatil olduğuna hiç bu kadar üzülmemiştim.
2 Mayıs günü sabah erkenden Erasmus Ofisini aradım. Gece zaten hiç uyuyamamıştım ki ! Ne yazık ki Erasmus Ofisi ile olan görüşmemden de pek olumlu bir cevap alamamıştım. Aslında karşı taraf ile daha sonradan böyle bir sorunun çıkmasının tek nedeni onların Erasmus Staj Hareketliliği hakkında tam bir bilgilerinin olmamasıydı. Şöyle ki; Erasmus Stajı için kurumlar arasında anlaşma olmasına gerek yok. Yani bizim gönderdiğimiz anlaşmaya hocanın basit bir imza atması yeterliydi. Tabi bir de bu durumu hocaya ve dolayısıyla karşı tarafa anlatmamız gerekiyordu. Bu durumu anlatabilmek için 2-3 tane mail gönderdik ve daha sonra hocanın bu iş ile ilgileneceğini söylediği bir cevap aldık. Tabi bu kesin olmasa da olumlu bir gelişmeydi. Hocanın bu konuyu araştırmasını beklemeye koyulduk. 1 hafta geçti yine bir cevap gelmedi. Tekrar mail gönderdik. Ve gönderdiğimiz mailden 3 gün sonra evrağın gönderileceğine dair bir mail aldık. Bu çok güzel bir haberdi, çok sevindim. Bu kez de evrağın elimize ulaşmasını beklemeye başladım.

Bekledim, bekledim… 1 hafta oldu, 10 gün oldu.Evrağı postaladınız mı diye mail gönderdik, ne gelen herhangi bir cevap ne de henüz elimize ulaşan bir belge vardı. Tekrar bir iç gerilim yaşamaya başladım ve bu kez gerçekten de bu işin olmayacağını düşündüm. Artık tüm umudumu kaybederek tüm duygusallığımla hocaya son bir mail gönderdim. Kendisine yardımlarından solayı teşekkür ettiğimi, eğer olsaydı bu stajın benim açımdan çok büyük bir adım olacağını söyledim. Tabi eğer olursa ilerleyen zamanlarda kendisi ile çalışmanın benim için ayrı bir şeref olacağını yazdım. Bu duygu dolu mailimi gönderdikten sonraki gün Erasmus Oryantasyom toplantımız vardı. Ve o toplantıya giderek mazeret dilekçesini dolduracaktım. Ve bu işe kesin bir nokta koyacaktım.

Erasmus Toplantısına gittiğimde tüm diğer öğrenciler  vizelerini almış tüm işlemlerini tamamlamışlardı bile. Oysa ben daha vize başvurusu aşamasına bile gelmemiştim !

Toplantıdan sonra karşı tarafa son bir mail daha gönderme kararı aldık. Zamanımızın çok azaldığını biran önce vize işlemlerine başlayabilmem için o belgenin gerekli olduğunu yazdık.
Atrık İnanın hiç ama hiçbir umudum kalmamıştı. Bir yandan da final sınavlarım yaklaşıyordu ve derslerim oldukça zorlaşmıştı ! Artık kafamda staj işini tamamen bitirmiştim. Artık derslerime odaklanmalıydım ! Ancak derken bir mail aldım bu Erasmıs Ofisinden gelen “Müjde!” başlıklı bir maildi ! Sonunda Training Agreement imzalı bir şekilde gelmişti. Ne kadar sevindiğimi inanın anlatamam hatta sevincimden ağladım bile. Artık vize işlemlerine geçebilirdim…

Vize işlemleri araştırdığım kararı ile kolay gözüküyordu. Teorik olarak pek zorlanmayacak gibiydim. Ancak tüm tersliklerin üst üste gelebileceğini ve başka zorlukların beni beklediğini nasıl tahmin edebilirdim ki ?

2 Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir